kulloziblog:

Özlemek için Nazım var,
Mavi için Edip,
Rakı için Can Yücel,
Sevmek için Cemal Süreya,
Gökyüzü için Turgut,
Sevda için Ahmet Arif.

33 notes

bayanargo:

yalnizlikmasalcisi:

Biz kadınları hiç sevmedik!

Saçlarını sevdik, hele bir de sarışınsa daha çok sevdik
Ağızlarını sevdik, hele bir de şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik.
Göğüslerini sevdik…
Bacaklarını sevdik, hele bir de sütun gibiyse bayıldık.
Kalçalarını sevdik…

3,531 notes

bayanargo:

kurtcobainseverim:
Doğuyoruz, 
malesef büyüyoruz, yaşadıkça yaşıyoruz ve sayamıyorum neler neler öğreniyoruz.Anlıyoruz yaşadığımız hayatı ve nedense kabullenemiyoruz. Nefret biriktiriyoruz içimizde. Hiçbir zaman istediğimiz şekilde yürümüyor hayat, zaman lehimize işlemiyor. Gözlerimizi açtığımız ve yıllar sonra kapayacağımız dünya hiçbir zaman istediğimiz gibi olmadı. Ama düşününce güzel şeyler de yok değil. Mesela bu dünyaya sen açtın gözlerini. Bu çirkin dünya bile gördü uğruna öldüğüm gözlerini. Kokun dolaştı sen gelmeden önce gereksizce soluduğum bu havada. Ellerin değdi, bazı merdivenlerin bazı kenarlarına. Yüzünü görme şansını yakaladı milyon insan. Mesela upuzun sokaklarda yürüdün saatlerce, kollarını açtığın zamanlarda oldu hiçbir zaman bakamadığım güneşe. Bu şehrin her köşesine değdi ayakların, belki bilmediğin bir yerde uyuyakaldın. Acıkıp konuştun mesela bir simitçiyle. Farkında olmadan sesinin en güzel tınısını duyurdun bu insanlığa günlerce. Belki omzuna yatmanın güzelliğini tattı aşkı yeni öğrenen bir kız. Belki de seni kaybetmenin acısını yaşadı, düşünmek istemiyorum. Mesela bir denize baktın saatlerce, belki bir çocuğun sesine sinirlendin saatlerce. Mesela bir şarkı senin tarafından sevilmenin mutluluğunu yaşadı takvimlerce. Güzel şeylerde oldu bu dünyada evet, varoldun, yaşadın, yaşattın tüm güzelliğinle. Birçok kez sevdin belki ve birçok kez yanıldın. Büyüdün, öğrendin, aldandın. Koştun, çabaladın, kazandın. Belki kazanamadın ama bilirim, sen yine yılmadın. Düşünmedin, planlamadın belki. Ama sende bu hayatı yaşadın. Harbi sen hangi gökyüzünün altındaydın? Seni beklettiğim kaçıncı duraktaydın? Peki ya sen, neden hayatıma uğramakta böylesine geç kaldın? Kaç şehir vardı aramızda, kaç gözyaşı, kaç sevgili? Kaç mektup, kaç cümle vardı?Olsun, dünya bu ya. Arada güzel şeyler de yaptı, aşkı bana seninle tanıttı. Çok kere çelme taktı, yaralarıma tuz bastı, tamam milyon kere duvardan duvara çarptı. Ama sonra yaralarımı seninle sardı. Sahi söylesene, hangi acım dinmiyor seninle? Bana verdiğin hangi acı, güzelleşmiyor gözümde? Kaç alfabeyle seviliyorsun böyle bitmeden, delicesine? Başka kime güvenip sığınır küçük bir kız , gerçekten sen söyle? Ben senden kaç metre, kaç beden, kaç cümle uzaklaşabilirim bilmem belki istersen diye? Her şeye dayanırım da artık nasıl dayanabilirim olmadığın bir şehre?Ama boşver sevgilim, bugün bizim. Benim adıma yazılmış tüm yarınlarım senin. Sen boşver yarının kaygısını, geleceğin ağrısını, geçmişin yamasını.Gel sen,otur en köşe başıma.Sen gel sadece, kurul kalbimin en başına.Haydi gel şimdi, birlikte ölelim.

bayanargo:

kurtcobainseverim:

Doğuyoruz, 

malesef büyüyoruz,
yaşadıkça yaşıyoruz
ve sayamıyorum neler neler öğreniyoruz.
Anlıyoruz yaşadığımız hayatı ve nedense kabullenemiyoruz. Nefret biriktiriyoruz içimizde. Hiçbir zaman istediğimiz şekilde yürümüyor hayat, zaman lehimize işlemiyor. Gözlerimizi açtığımız ve yıllar sonra kapayacağımız dünya hiçbir zaman istediğimiz gibi olmadı. Ama düşününce güzel şeyler de yok değil. Mesela bu dünyaya sen açtın gözlerini. Bu çirkin dünya bile gördü uğruna öldüğüm gözlerini. Kokun dolaştı sen gelmeden önce gereksizce soluduğum bu havada. Ellerin değdi, bazı merdivenlerin bazı kenarlarına. Yüzünü görme şansını yakaladı milyon insan. Mesela upuzun sokaklarda yürüdün saatlerce, kollarını açtığın zamanlarda oldu hiçbir zaman bakamadığım güneşe. Bu şehrin her köşesine değdi ayakların, belki bilmediğin bir yerde uyuyakaldın. Acıkıp konuştun mesela bir simitçiyle. Farkında olmadan sesinin en güzel tınısını duyurdun bu insanlığa günlerce. Belki omzuna yatmanın güzelliğini tattı aşkı yeni öğrenen bir kız. Belki de seni kaybetmenin acısını yaşadı, düşünmek istemiyorum. Mesela bir denize baktın saatlerce, belki bir çocuğun sesine sinirlendin saatlerce. Mesela bir şarkı senin tarafından sevilmenin mutluluğunu yaşadı takvimlerce. Güzel şeylerde oldu bu dünyada evet, varoldun, yaşadın, yaşattın tüm güzelliğinle. Birçok kez sevdin belki ve birçok kez yanıldın. Büyüdün, öğrendin, aldandın. Koştun, çabaladın, kazandın. Belki kazanamadın ama bilirim, sen yine yılmadın. Düşünmedin, planlamadın belki. Ama sende bu hayatı yaşadın. Harbi sen hangi gökyüzünün altındaydın? Seni beklettiğim kaçıncı duraktaydın? Peki ya sen, neden hayatıma uğramakta böylesine geç kaldın? Kaç şehir vardı aramızda, kaç gözyaşı, kaç sevgili? Kaç mektup, kaç cümle vardı?

Olsun, dünya bu ya. Arada güzel şeyler de yaptı, aşkı bana seninle tanıttı. Çok kere çelme taktı, yaralarıma tuz bastı, tamam milyon kere duvardan duvara çarptı. Ama sonra yaralarımı seninle sardı. Sahi söylesene, hangi acım dinmiyor seninle? Bana verdiğin hangi acı, güzelleşmiyor gözümde? Kaç alfabeyle seviliyorsun böyle bitmeden, delicesine? Başka kime güvenip sığınır küçük bir kız , gerçekten sen söyle? Ben senden kaç metre, kaç beden, kaç cümle uzaklaşabilirim bilmem belki istersen diye? Her şeye dayanırım da artık nasıl dayanabilirim olmadığın bir şehre?

Ama boşver sevgilim, bugün bizim. Benim adıma yazılmış tüm yarınlarım senin. Sen boşver yarının kaygısını, geleceğin ağrısını, geçmişin yamasını.
Gel sen,
otur en köşe başıma.
Sen gel sadece,
kurul kalbimin en başına.
Haydi gel şimdi,
birlikte ölelim.

403 notes

wellmetkinsman:

nubbsgalore:

fireflies in timelapse, photos by (click pic) vincent bradytakehito miyataketsuneaki hiramatsu and spencer black

you would not believe your eyes

if ten million fireflies 

lit up the world as I fell asleep 

(Source: nubbsgaloretumblr.com)

69,307 notes